![]() |
PiSBURUN |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Betikyurdu Sayfaları
Futbol argosu, futbol oyununa bağlı olarak üretilmiş dilsel malzemeyi içeriyor. Buna erkek argosu demek mümkün değil, çünkü o lafları, o tribün türkülerini takım taraftarları takımları için ya da rakip takım taraftarları için üretmiş…
Bir oranda kamusal alanda erkek cinselliğinin saldırgan ve teklifsiz dilsel biçimlerini tribünlerde dinlemenin mümkün olduğu söylenebilir. Bir toplumsal cinsiyet tanımı üzerinden baktığınızda da tezahüratlarda erkek olarak kodlanan kişinin “birinci tekil şahıs ve galip” diğerlerinin ise ibne ya da kadın olarak tanımlanışı dikkat çekebilir. Ama bu biçim tercihi taraftarın sosyal psikolojisi nedeniyle olduğu kadar aynı zamanda oyundaki saldırgan akışla da ilgili galiba. Oyunun kendi dinamiği de neredeyse erkek cinselliğinin kodlarının aktarılmasına çanak tutuyor. Örneğin “koymak” gol atmak anlamında bir argo deyim. Bunun çeşitlemeleri içinde “amına koymak”, “götüne koymak” , “anasının amına koymak” gibi deyimler var. Hepsi de gol atmak anlamında kullanılıyor. Yedi gol atmış bir takımın taraftarı örneğin, “nasıl koyduk yedi tane ananızın amına” diyebiliyor. Bu lafı gerçek cinsel edim anlamında almak mümkün değil elbet. Bunların erkek cinsel ediminden hareketle somutlama yoluyla üretilmiş argo deyimler olduğu söylenebilir olsa olsa futbol argosu bağlamında. Yoksa gerçekte salt cinsellikle ilgili kullanımları olduğunu söylememiz kesinlikle abartı olur. Böylesi bir dil kullanımıyla erkekler sevdikleri bir oyunu seksileştiriyorlar, belki de kendilerince bu dışa vurumla da galiba seksi oyunlaştırıyorlar... Bir de tabii o meşhur otoriteyi alaşağı etme ters yüz etme sürecini işletiyorlar. Tribünlerde daima alaşağı edilen, ters yüz edilen büyük otorite hiç şüphe yok ki ötekinin annesi. İki tezahüratın birinde ondan söz ediliyor. Öyleyse acaba en fazla korkulan iktidar odağı bu memlekette “başkasının annesi” mi oluyor? ... Tribünlere “tu kaka” demediğim açık. İnsanların toplu halde gülebildiği, dans edebildiği, eğlenebildiği, teselli bulabildiği nadir mekanlardan birisi tribünler. Orada teklifsiz konuşmalar, atışmalar, argo ve küfür kodlarını rahatça kullanabiliyor olmak gibi olgular var. Yine Mihail Bakhtin’in deyimiyle “maddi- bedensel alt bölgeye” ait imgelerin dile getirilmesi meselesi de çok önemli. Ortaçağ insanının karnavallarda, bayramlarda ve pazar yerlerinde çokça kullandığı gülen dünyanın parçalarıyla oynama hikayesi yani…. Kitle hayranlığı, halk dalkavukluğu ya da romantik hislerle bakmak diyenler olabilir ama ben tribünlere bin yıllardır insanlara yeryüzünde kalma gücü veren halk mizahı ve halk folklorunun yeniden üretildiği nadir mekanlardan birisi gözüyle bakıyorum. Çünkü daha önce de vurguladığım gibi herkes “alemin kralı” olmak istese de -ev sahibi takım için de bu geçerli- orada bir kereliğine ve temelli olarak hiçbir otorite kurulamıyor. Filiz Bingölçe [ntvmsnbc.com] Barış Karacasu: Futbol'un Yeni Sözlüğü Hasan Bülent Kahraman: Türkiye'nin 'Erkek' Kültürü Tanıl Bora: Futbol Argosunun Bereketi
Belge Üzerine Bilgi iyesi Pisburundur. Yazar: Pisburun (pisburun@pisburun.net) Pisburun | |||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||