![]() |
PiSBURUN |
|
Betikyurdu Sayfaları Türkçenin Ayaktopu Sözlükleri: Varmış, yokmuş; varmış, yokmuş... [Karacasu, Barış. "Türkçenin Ayaktopu Sözlükleri: Varmış, yokmuş; varmış, yokmuş..." Hayatım Futbol 7 (Mart 2007): 44-54. www.hayatimfutbol.com] Futbol, ayaktopu, tepük... Ne derseniz deyin! Akan sular duruyor sözü edildiğinde. Hemen her gün bir karşılaşma, hemen her gün bir tartışma programı var. Öyle ki Can Kozanoğlu’nun haklı olarak söylediği gibi “kimilerinin futbolsuz kalma hakkı gasp ediliyor”1 artık. Mali büyüklüğü 450-500 milyon dolara ulaşmış futbol ortamımız her şeyi içine almasına, yutuculuğuna karşın son kertede öyle aman aman bir şey de çıkarmıyor ortaya. Örnek mi? Gecemizi gündüzümüzü işgal eden futbolun bir sözlüğü bile yok dilimizde. Türk Dil Kurumu’nun [TDK] Türkçe sözlüğünde, “sözlük” sözcüğü için şöyle bir açıklama yapılıyor: “Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser, lügat.” Sözlükte genel bir sözlük tanımı olsa da “terim sözlüğü” nedir açıklayan bir tanım yok. Yine de “terim” sözcüğü için bir başlık bulunuyor: “Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah.” Bu iki tanımdan yola çıkarak kendimizce şöyle bir tanım yapabiliriz terim sözlükleri için: “Bir bilim, sanat, meslek dalıyla veya bir konu ile ilgili özel ve belirli kavramların alfabe sırasına göre tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser.” Zaten sözlükçülük alanıyla ilgili kişiler de yaklaşık olarak buna yakın bir tanım ile çalışıyorlar. Bizim de futbol, ayaktopu sözlüğü dediğimizde anlaşılması gereken zaten bir tür terim sözlüğü. En sonunda da “kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynı meslek veya topluluktaki insanların kullandığı özel dil veya söz dağarcığı” anlamıyla futbol argosu sözlüğüdür. Bu kapsama da girebilecek, en azından girip girmediğine bakılabilecek Türkçede yayımlanmış üç çalışma bulunuyor. Ancak bu çalışmalara geçmeden önce genel olarak Türkçe spor terimleri sözlükleri ve bunlarla ilişkili çalışmalara şöyle bir bakabiliriz. Spor terimleri sözlükleri ile ilgili en büyük çalışmalar bütününü TDK’nın yayımladığı terim sözlükleri oluşturuyor.2 1968 ile 1976 yılları arasında yayımlanan bu sözlükler ilkece yabancı sözcüklere Türkçe karşılıklar bulmayı, terimi açıklamayı, olanaklı olduğu durumlarda eski karşılıkları ile batı dillerindeki karşılıklarını vermeyi amaçlamıştır: Alkanat, Nurettin. Atletizm Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1976. Alpman, Cemal. Cimnastik Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1969. Atabeyoğlu, Cem. Sepettetopu Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1969. Ayaktopu Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1974. Bekensir, Hakkı. Çifteker Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1970. Erdem, Sinan. Uçantop, Alantopu, Masa Topu Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1968. Harmandalı, İhsan. Güreş Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1974. Işıtman, Nihat, Yumrukoyunu Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1968. Yayla, Sait. Kılıçoyunu Terimleri Sözlüğü. Ankara: TDK, 1970. Bu sözlükler dışında da genel ya da özel spor sözlükleri yayımlanmıştır. Yine de bunların sayısı oldukça sınırlıdır: A’dan Z’ye Spor Terimleri Ansiklopedik Sözlüğü. Güneş Gazetesi Yayını. Karabulut, Necmettin. Judo Eğitim El Kitabı. Ankara: Millî Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığı Yayınları, 1988. Olimpik Spor Sözlüğü (Türkçe - Fransızca - İngilizce - Almanca) Türk Spor Vakfı, 1989. Şahin, H. Murat. Beden Eğitimi ve Sporda Temel Kavramlar Sözlüğü. İstanbul: Nobel Yayınları, 2002. Savaş, İsa. Spor Sözlüğü:Terimler ve Açıklamalar. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1989. Daha önemlisi ise spor terimleri, terim üretme, spor terimlerinin kullanımı, hatta bu terim sözlükleri ile ilgili kapsamlı, derin tartışmalar yapılmamıştır. Spor terimlerinin yabancı karşılıklarının kullanımı ile ilgili ilk çıkış Faruk Timurtaş tarafından ??? yılında yapılır. Aralarında sporun da bulunduğu belli alanlarda “Türkçe karşılıkları olduğu ya da Türkçe karşılılıklar bulunabileceği halde” yabancı sözcük kullanımı oldukça yaygındır ve Timurtaş’a göre bunun en temel gerekçesi “züppelik”tir. Milliyet gazetesinin iki günlük baskılarının incelemesi sonucunda belirlediği yabancı sözcükleri sıraladığı birkaç paragraflık değinisinde sözü bağlarken dilde özleşmecilere, Türkçecilere sallamayı da ihmal etmez Timurtaş: “Halkın bilip kullandığı, Türkçe karşılığı bulunmayan kelimeleri yabancıdır diye atmağa uğraşan aşırı öztürkçecilerin asıl bu meseleyi çözmeğe çalışmaları gerekir kanaatindeyiz.” [s. 44] Timurtaş’ın ardından ikinci çıkış ise yıllar sonra iki yazı ile Hamza Zülfikar’dan gelir. 80’li yılların sonlarında yayımlanan bu iki yazıdan “Günümüzün Spor Terimlerine Bir Bakış” başlıklı ilkinde spor dilimizde yaygın olarak kullanılan yabancı dillerden ödünçlenmiş sözcüklere örnekler verip bu konuda daha duyarlı olunması gerektiğini söyler. İsa Savaş’ın Spor Sözlüğü üzerine yazılmış bir eleştiri olan ikinci yazıda ise İsa Savaş’ı sözlükçülük, dilcilik ve Türkçecilik bakımlarından tabiri caizse yerden yere vurur ve yazıyı şu alaysamalı bitiriş tümcesi ile sonlandırır: Ülkemizde, sporun bilimsel temellere oturtulması için onun terimlerinin doğru tespit edilip tanımlanmasının gerekli olduğuna inanan İsa Savaş’ı ortaya koyduğu bu çalışmadan dolayı kutlarken daha sağlıklı ürünler vermesini dileriz. [s. 168] Konuyla ilgili olduğu için son olarak değinmek istediğim yazı ise Refik Topkan’ın “Spor Terimleri Üzerine” başlıklı yazısıdır. Daha çok “deneysel” bir çalışma olarak niteleyebileceğimiz bu yazıda Topkan bizlere Türkçenin güreş terimleri bakımından ne kadar zengin olduğunu “edebi” değeri yüksek bir yazı ile gösteriyor. TDK Ayaktopu Terimleri Sözlüğü [Ayaktopu Terimleri Sözlüğü. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 1974.] Ele alacağımız ilk sözlük kapsayıcılığı ile ilgili sorunları bir yana koyacak olursak “terim sözlüğü” karşılığını fazlasıyla hakkeden Ayaktopu Terimleri Sözlüğü. Sözlük, Türk Dil Kurumu’nca yayımlanan alan terimleri sözlüklerinden biri. Yukarıda da sıraladığımız gibi sözkonusu terim sözlükleri arasında atletizm, çifteker, güreş, cimnastik, kılıçoyunu, sepettopu, uçantop, alantopu, masatopu, yumrukoyunu terimleri için hazırlanmış sözlükler de bulunuyor. Sonradan “Galatasaray Denizciler Marşı” adını alan “Şampiyon Galatasaray Şarkısı”nda “eltopu” sözcüğü kullanıldığına göre bu türden sözcükler öyle ya da böyle kullanıma giriyor olmalı. Yıllar yılı şan şöhretle ün saldın yurda Denizcisi, basketçisi, eltopçusu, erkek dişi sporcusu Bu sözlüklerin her biri de belli bir toplumsal projenin uzantılarıdır. Bir ulusun icat edilişi ile ulusal kültürün inşa edilişi sürecinde işlevsel çalışmalardır. Macit Gökberk’in bir söyleşisinde dile getirdiği üzere belli bir “tepeden inmeci anlayışı”n da sözlüklerin hazırlanmasında, terimlerin uydurulmasında etkili olduğu biliniyor. Kaygılar düşünüldüğünde bu durum pek de şaşırtıcı bir durum değildir.3 Üstelik kimi bakımlardan komik duruma düşülmesi de böylelikle anlaşılır, açıklanabilir oluyor. İlk örneklerini 30’lu yıllarda gördüğümüz çalışmalar bugün de sürdürülmektedir. Bu sözlüklerin nasıl bir Türkçecilikle hazırlandığını göstermesi bakımından bir örnek vermek isterim: Ayaktopu Terimleri Sözlüğü’nün girişinde yer alan “Terimler Üzerine” bölümünde kökeni Türkçe olmayan yalnızca 11 (on bir) sözcük kullanılmıştır. Ayaktopu Terimleri Sözlüğü ise bu sözlükler arasında geç dönem çalışmaları arasında sayılabilir. 1974 yılında yayımlanan sözlük her ne kadar kayıtlara komisyonca hazırlanmış olarak geçse de “ilk taslağı Cem Atabeyoğlu’nca hazırlanmıştır. Daha sonra bu taslak Ayaktopu Birliği yetkilileri ve Terim Kolu görevlilerince geniş ölçüde işlenip geliştirilmiş, böylece yapıt bu son biçimini almıştır.” [s. 6] Elimizdeki sözlükte toplam 256 başlık bulunuyor. Ancak bu başlıklardan 50’si başka başlıklara göndermede bulunduğundan sözlükte yer alan açıklamalı terim sayısı gerçekte 206. Sözlükte j, n, q, r, x, z harfleri için başlık bulunmuyor. Sözlüğün başında “Terimler Üzerine” başlıklı kurumca yazılmış bir sunuş ile sonunda da Almanca, İngilizce ve eski terim dizinleri bulunuyor. Ayrıca her başlıkta, olanaklı olduğu durumlarda, açıklanan terimin almanca, ingilizce ve eski karşılıkları da ayraç içinde belirtilmiş. Sözlükte Türkçe karşılık önerilen sözcüklere verebileceğimiz birkaç örnek ise şunlardır: faul: sapkı; tribün: seki; gol: sayı; defans: savunma; frikik: serbest vuruş; korner: köşe atışı; saha: oyun alanı; vole: uçara vuruş; ofsayt: yanığa düşme; taç: yandışı; haftaym: ara Bu sözcüklerden gündelik dile karışıp tutunanları olduğu gibi hiç kimsenin belleğinde yer etmeyenleri de var. Yine de her şey bir yana bir ilk hatta tek olma özelliği ile değerini koruyor, hiç kullanılmıyor, hiç başvurulmuyor olsa da... Futbol Sözlüğü ile Yeni Futbol Sözlüğü [Özkara, Asaf. Futbol Sözlüğü. İstanbul: Türkiye Futbol Federasyonu Eğitim Yayını, 2000.] [Özkara, Asaf, Dilek Peçenek ve Alper Uğraş. Yeni Futbol Sözlüğü. Ankara: 2004.] Bu”sözlük”ler arasında en sözlük olmayanı ilk adı Futbol Sözlüğü, güncellenip genişletilmiş biçiminin adı Yeni Futbol Sözlüğü olan çalışmadır. Daha çok “Karşılaştırmalı Ayaktopu Terimcesi”4 olarak adlandırılabilir. Çalışma ilk olarak 2000 yılında dört dilli olarak -Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca- TFF tarafından eğitim amaçlı olarak yayımlanmıştı. Bundan dört yıl sonra bağımsız olarak bir kere daha yayımlandı birkaç değişiklikle beraber: Türkiye Futbol Federasyonu tarafından Mayıs 2000’de basılan futbol sözlüğü kitabında İtalyanca ve İspanyolca gibi çok önemli iki dil yer almamaktaydı. Bu kez bu çalışmada futbol ile ilgili güzel Türkçemizde yaklaşık 2000 sözcüğün karşılığı olan Almanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca sözcükler bir araya getirilmiştir... Spor bilimleri bağlamında futbolla ilgili olarak sözcüklerin yanı sıra genel konuşma sözcüklerine de yer verilmeye çalışılmıştır. Futbol sözlüğünde yapılan bu temel değişikliklerin yanı sıra bir kısım sözcükler ise çıkarılmıştır. [Sunuş, iii] Her iki sözlükle ilgili dile getirmemiz gereken ilk konu, ne yazık ki, ikisini de bulmanın pek olanaklı olmaması. Futbol yayınları ile yakından ilgilenen kişilerin bile bilmediği, duymadığı, görmediği bir sözlükten söz ediyoruz. TFF tarafında yayımlanan ilki zaten belli bir kesime dağıtılan sözlüğün ikinci baskısının ise piyasaya sürülmemiş olması yüksek olasılık.5 Her dili başa alarak öteki dillerdeki karşılıklarının verildiği altı bölümden oluşan sözlükte kullanım bakımında kolaylık sağlaması bakımından bir iki düzenlemeye de gidilmiş. İlkin, bir futbol terimi ile yakın ilişkili diğer sözler ya da söz öbekleri sözkonusu terim ile beraber aynı hücre içinde alta alta sıralanmış ve öteki dillerdeki karşılıkları verilmiş. [Sunuş, iii] Sözlükte yapıldığı ileri sürülen ikinci bir düzenleme ise sözlerin başına gelen adlıkların ya da mastar olduğunu bildiren sözcüklerin abc sırasına dizerken gözardı edilmiş olması. [Açıklama, v] Bu kuşkusuz bir sözlüğün kullanımını kolaylaştırıcı bir girişimdir ve zaten yapılması da gerekmektedir. [Acaba böyle bir şeyi söylemeye, vurgulamaya ne gerek var diye düşünmeden edemiyor kişi.] Ne yazık ki bu söylenen niyet olarak kalmış görünüyor. Sözgelimi İngilizcenin başta olduğu bölümde yaklaşık 13 (on üç) sayfa “to” ile başlayan sözcük sıralanmış. Sonuç olarak hatasıyla, sevabıyla meraklısının özel ilgisini çekecek bir “yitik” çalışma elimizdeki. Hatta 2006 yılının Şubat ayında Almanya’da Dünya Kupası vesilesi ile Kaya Yıldırım’ın fazladan Portekizceyi ekleyerek çıkardığı bir çalışma olduğunu söylersem, Asaf Özkara ve şürekasının çıkardığı işin hiç de boş bir iş olmadığını daha iyi anlaşılır. Futbol Argosu Sözlüğü6 [Bingölçe, Filiz. Futbol Argosu Sözlüğü. Ankara: AltÜst Yayınları, 2005.] Elimizdeki son futbol konulu sözlük bir argo sözlüğü. Filiz Bingölçe, Futbol Argosu Sözlüğü’nden önce kadın, sora ise asker argosu sözlüklerini yayımladı. Sırada ne var bilmiyoruz ama büyük tasarısının oyun ansiklopedisi olduğunu biliyoruz. Kadın Argosu Sözlüğü’nü daha Metis Yayınları’ndan çıkarmadan okuma olanağım olmuştu. Açıkçası benim için oldukça ilginç bir okumaydı: kimileyin okan camdan bakardı kimileyin zerzevat suya salınırdı... Çalışma benim kadar devletimin savcılarının da kısa sürede ilgisini çekti. Filiz Bingölçe ve yayınevi sorumlusu Semih Sökmen hakkında, “müstehcen kitap yayınladıkları” iddiasıyla dava açıldı, kitap toplatıldı. Bir argo sözlüğüne bile tahammülümüz yoktu. Dava ile toplatmaya dayanak olan bilirkişi raporu ise aralarında herhangi bir edebiyatçı ve hukukçunun bulunmadığı “Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu”nca hazırlanmıştı. Dava, 16 Haziran 2004 tarihinde “suçun unsurları oluşmadığı” gerekçesiyle beraatla sonuçlandı. Davanın sonuçlanmasının üzerinden bir yıl geçmeden Filiz Hanım yeni bir sözlük ile karşımıza çıktı. Uzun süredir üzerinde çalıştığını, görüşmeler yaptığını bildiğimiz Futbol Argosu Sözlüğü sonunda Nisan 2005’te gün yüzüne çıktı. Konuyla ilgili ilk çalışma oluyor kendileri. Bu bakımdan da fazlasıyla takdiri hakkediyor. Futbol Argosu Sözlüğü “Giriş”, “Sözlük” ve “Sonsöz” olmak üzere üç bölümden oluşuyor. “Giriş” bölümünde Bingölçe derlemenin amacını ve anlamını, geçmişini, çalışma koşullarını, derleme yöntemini, kaynaklarını ve gelecekte sözlüğün yol açabileceği öteki çalışmalar üzerine öngörülerini sunuyor okura. Yarısı binin üzerinde kişi ile yüz yüze görüşme ya da karşılaşmalara gidilerek derlenen sözlüğün kalan yarısı ise dökümü çalışmanın sonunda verilen geniş bir kaynakça taraması ile tamamlanmış. Filiz Hanım, “... sözlüğün asıl karakterini ... fazlaca yazıya geçmemiş ‘sözel’ malzemenin derlenmesi, tribün kültürünün tüm ‘dillenmiş’ tonlarının bir araya getirilerek belgelenmesi çabası belirledi” diyor. [s. 9, ah bir de “Giriş”e sayfa numarası verilmiş olsa idi...] Bingölçe’nin yine “Giriş”te [s. 10] ve kısaltmalarda [s. 18] belirttiği üzere sözlük, amigo, argo, futbol geyiği, manşet, pankart, ritüeller, slogan, tezahürat, tribün atışması, tribün paslaşması ve tribün taşlaması olmak üzere on bir değişik tür malzemeyi içeriyor. Bu türleri düşününce sözlüğün bildik argo sözlüklerinden olmadığı hemen anlaşılıyor. Zaten türlerin biri argo, kalan onu değil [mi?]. Ancak asıl kaygı, futbolla ilgili alana özel ve sözel malzemenin kayıt altın alınması olunca bu çeşitliliği yadırgamamak gerek. Bir ilk çalışma olarak şimdiden şu kadarını söyleyebiliriz: Elimizdeki sözlüğün içerdiği her bir tür gelecekte ayrı ayrı çalışmalara konu olacaktır; en azından öyle umalım. Sözgelimi gazete manşetleri ile Türkiye’de futbol kültürü ve spor sayfacılığı, kökenleri ve içermeleri ile futbol tezahüratları toplu kataloğu, resimli futbol pankartları ansiklopedisi pek ala yazılabilir buradan başlayarak. Yaklaşık iki bin beş yüz maddenin yer aldığı sözlükte derlenen malzemenin üçte birini tezahüratlar oluşturuyor, “ekinler dize kadar” için yaklaşık iki sayfalık bir madde var. Tribün “coşturucu”larının pek çoğunu bulacaksınız. Gazetelerde okuduğunuz manşetlerin ya da tribünlerde gördüğünüz pankartların izini süreceksiniz futbol tarihimizde yer etmiş. Tribünlerde ya da sahada görmeye alıştığınız edimleri ya da duymaktan bıktığınız açıklamaları okuyacaksınız. Tamam, pek çok yerinde “o öyle değil”, “şunu atlamış”, “şu da olsaydı” diyeceksiniz belki ama olsun. Şöyle diyelim: Hiç yoktan iyidir! “Sonsöz” bölümünde ise Nusret Kaya, Özkul Çobanoğlu, Erman Toroğlu, Metin Üstündağ, Can Kozanoğlu ve Tanıl Bora’nın konuyla ilgili birer yazısı bulunuyor: ... bitiş sayfalarında sonsöz niyetine görüşlerine ve analizlerine başvurduğumuz değerli uzmanların yorumları bu ortak bilinç, dil ve psikoloji konuları üzerine minik pencereler açarak tartışmalara küçük bir girizgah yapmak amacını taşıyor. [s. 15] Bu çalışma şimdilik tamamlanmamış bir çalışma, doğrusu tamamlanabilecek bir çalışma da değil. Olsa olsa genişletilebilir, oynanabilir. Gereksiz başlıklar atılıp, yanlış ya da eksik olan başlıklar elden geçirilmeli. Yine de bu bir başlangıç, umalım ki gerisi de gelecektir. Sözün özü önümüzde kocaman bir ödev duruyor: Türkçenin futbol sözlüğünün yazılması. Yalnızca bir terim sözlüğü de değil, belki yerli yapım ansiklopedik bir futbol sözlüğü. Altından kolay kalkılacak bir iş değil. Belki bir kişinin kotaracağı bir iş de değil. Ama orada duruyor, talibini bekliyor. Çıkmalar 1 Aslında tam olarak şöyle diyor Milliyet gazetesinin bir dönem çıkardığı Popüler Kültür ekine yazdığı yazıda: “Bu ülkede futbolu sevmeyen insanlar da var ve onların hakları giderek daha çok gasp ediliyor. Ki bu, küfürlü tezahürattan daha terbiyesizce bir şey. Herkesin 'bi beş dakka' futbolsuz kalabilme hakkı var.” 2 Terim sözlüklerinin tam bir listesi için Akalın’ın “Türkçenin Teknik Terim Zenginliği” başlıklı makalesine bakılabilir. Akalın, yazının yayımlandığı tarihe kadar TDK’nın 69 terim sözlüğü yayımladığını söylüyor. Terim sözlükleri ile ilgili yapılacak çalışmalar için Hamza Zülfikar’ın TDK tarafından yayımlanan “Terim Sözlükleri ve Çalışmaları ile ilgili Bibliyografya” çalışması da birincil önemde bir başvuru kaynağıdır. Çalışmanın “neredeyse” tam metnine TDK sitesinden de ulaşmak olanaklı: http://www.tdk.org.tr/terimsozlukleri.html Buradaki sözlük ve çalışma dökümünün hazırlanmasında da bu iki çalışmadan yararlanılmıştır. 3 Hilmi Yavuz olayı şöyle aktarır: “Prof. Dr. Macit Gökberk, 1983 yılında Türk Dil Kurumu tarafından çıkarılan ‘Macit Gökberk Armağanı’nda kendisiyle yapılan bir söyleşide 1941 yılı şubatında, felsefe terimlerini hazırlamak üzere, Felsefe Bölümü’ndeki bütün öğretim üyesi arkadaşlarla birlikte, Ankara’ya Milli Eğitim Bakanlığı’na çağırıldı[klarını] bildirir ve şöyle der: “Biz oraya oturulacak, konuşulacak, tartışılacak diye gittikti. Ama gittiğimizde önceden hiç düşünmediğimiz bir durumla karşılaştık. Bütün terimler daha önce hazırlanmış, listeler yapılmış ve Bakanlık’tan da dille ilgisi olan olmayan birçok kişi üye olarak kurula getirilmişti. Bir terimden söz ediliyor; başkanlık eden kimse de ‘Kabul edenler, etmeyenler’ diyor ve o terim tabii büyük bir çoğunlukla kabul ediliyordu. Bizim de oylarımız hiçbir defasında bir rol oynayamadı sonuç olarak.” Gökberk, bunun üzerine düş kırıklığına uğradık[larını] belirtir ve “Bir işe yarayacağımızı sanıyorduk. Oysa bize hiçbir şey sorulmadı.” der. Tek Parti dönemidir ve elbette Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın mantığı geçerlidir: “Eğer bu memlekete Komünizm lazımsa, onu biz getiririz!” Milli Eğitim Bakanlığı da, tastamam bu mantıkla, ‘Eğer felsefe terimleri hazırlanacaksa, bunu elbette biz hazırlarız!’ diye düşünmüş olmalı...” 4 Bu çalışma kadar kapsamlı olmasa da doğru adlandırılmış benzer bir çalışma için PisBurun’a bakılabilir. PisBurun’da elimizdeki çalışmadan ayrı olarak Hollandaca ile Yunanca terimlere de yer verilmiş, ayrıca yakın gelecekte Rusça ve Çekçe terimlere de yer vermek amaçlanmış: http://www.pisburun.net/betikyurdu/kat/index.htm 5 Sözlükten bir tane bir eski kitapçıda bulduk. İkinci bir taneyi ise Asaf Özkara gönderdi. Kendisine bu vesile ile teşekkür ederiz. 6 Bu bölüm biraz kısaltma biraz ekleme ve değiştirme ile eski bir yazıdan aktarılmıştır: “Futbol’un Yeni Sözlüğü” Virgül 84 (Mayıs 2005): 40. Sözlükle ilgili ayrıca şu iki yazıya bakılabilir: Bora, Tanıl. “Futbol Argosunun Bereketi” Radikal, 19 Temmuz 2005; Kahraman, Hasan Bülent. “Türkiye’nin ‘Erkek’ Kültürü” Radikal, 23 Haziran 2005. Kaynakça Akalın, Prof. Dr. Şükrü Halûk. “Türkçenin Teknik Terim Zenginliği”. Türk Dili 624 (Aralık 2003): 767-778. Bingölçe, Filiz. Futbol Argosu Sözlüğü. Ankara: AltÜst Yayınları, 2005. Kozanoğlu, Can. Futbol sevmeyenler, birleşin! Milliyet. Popüler Kültür eki. 11 Ekim 2003. [http://www.milliyet.com/2003/10/11/sanat/san02.html] Ortak yayın. Ayaktopu Terimleri Sözlüğü. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 1974. Özkara, Asaf, Dilek Peçenek ve Alper Uğraş. Yeni Futbol Sözlüğü. Ankara: 2004. Özkara, Asaf. Futbol Sözlüğü. İstanbul: Türkiye Futbol Federasyonu Eğitim Yayını, 2000. Timurtaş, Faruk. “Yanlış Kelimler - Spor Terimleri” Türk Yurdu ?? (????): 43-44. Topkan, Refik. “Spor Terimleri Üzerine” Türk Dili 79 (c. VII, 1958): s. 346. Yavuz, Hilmi. “Felsefe Terimleri Üzerine (2)”. Zaman 06 Nisan 2005. Zülfikar, Hamza. “Günümüzün Spor Terimlerine Bir Bakış”. Türk Dili 436 (c. LV, 1988): s. 207-211. Zülfikar, Hamza. “İsa Savaş, Spor Sözlüğü, Terimler ve Açıklamaları” Türk Dili 453 (1989): s. 166-168.
Belge Üzerine Bilgi iyesi Pisburundur. Yazar: Pisburun (pisburun@pisburun.net) Pisburun | |