PiSBURUN
Ayaktopu Bilgi Özeği


Ayaktopu Çalgısı Sayfaları

Eski 45liklerde Futbol
Murat Meriç


Futbol, memleketin vazgeçilmezlerinden: hayatın her alanına girme becerisini göstermiş; müzik de ondan nasibini almış. Taşplak döneminden bu yana futbolu konu edinen plaklar yapılmış, arada 45'lik/33'lük-kaset-CD evrimi gerçekleşmiş, bu alışkanlıktan vazgeçilmemiş. "Taraftar" olmanın gereği bu, belki bir ritüel. Bu küçük dizi de 45'lik döneminde yapılmış futbol plaklarını kapsıyor ama hepsini anmak gibi bir iddiası ve amacı yok. Yalnızca bir seçki, tarihe bir kayıt.

Haydi Dolmuş Maça, Sorma Arkadaş Kaça

Memlekette yapılmış bilinen ilk futbol plağı 1931'de Odeon tarafından yayımlanan Fenerbahçe Şampiyonluk Hatırası. Bu plağın ardından bereketsiz uzun bir dönem geçer. Sonra 60'lı yıllarda futbol müziği piyasası yeniden canlanır. Bölümün başlığı, Tanju Okan'ın ilk plağından: Dolmuş Maça, 1965 tarihli ve popülerleşenlerinden Türkçe futbol şarkılarının ilklerinden. Ankaralı Alpay'ın ilk plağının arkasında yer alan, Şanar Yurdatapan imzalı Maç Twist de maç anlatımlarıyla ve sloganlarla süslenmiş bir başka şarkı. Durul Gence'nin de dahil olduğu 'Arkadaşlar' grubu tarafından çalınmıştı zamanında.

Plak yapılanlar yalnızca futbol şarkıları değil, maç anlatımları her daim plaklara yansımış. 19 Şubat 1956'da İstanbul’da oynanan ve Türkiye’nin 3-1 kazandığı Türkiye-Macaristan milli maçı, akabinde yayınlanan bir taşplağa konu olmuş. Eski spor spikerlerinden Ali Kocatepe'nin, 1969-70 liginden seçilmiş golleri anlattığı Altın Goller, bu alanda emsalsiz bir 45'lik plak. İçinde dokuz ayrı maçın "ilginç" anları yer alıyor. Columbia tarafından yayınlanan başka bir taşplak, Galatasaray - Fener Maçı (Netice: Galatasaray-1 Fenerbahçe-1). Maçta atılmış goller plağın iki yüzüne paylaştırılmış ve stadyumdan sesler eklenmiş.

Futbol şarkıları, maç anlatımları yanında bir de eğlencelik futbol kayıtları bulunuyor. Ali Poyrazoğlu, televizyonda büyük ilgi gören Ali Uyanık tiplemesini bir 45'likte ölümsüzleştirmiş. Plakta yer alan İcabında Fenerbostan'da bir de Fenerbahçe şarkısı var: "Fenerbahçe Fenerbahçe / Döne döne yenerbahçe / Atar yemez, icabında / Sekiz tane çekerbahçe" Altan Erbulak, Altan Maç Spikeri adlı plağında, Mithatpaşa stadında, Halit Kıvanç'ın gelmemesi üzerine maçı anlatmak zorunda kalan kekeme bir spor spikerini canlandırıyor. Celal Şahin'in "sesli çizgiler"i arasında yer alan, bir taşplaktan bizlere ulaşan İspor-Toto da futbolun kıyısından geçen şarkılardan.

Eğlencelik kayıtlar olur da ağıtlar olmaz mı? 17 Eylül 1967'de oynanan ve çıkan olaylar sonucunda 40 kişinin öldüğü, 300'den fazla insanın yaralandığı Kayserispor - Sivasspor maçı, iki plağa konu olmuş:

Rıza Aslandoğan'ın Kanlı Gol’ü "Kırılsaydı ayağım atmazdım golü" diye başlıyor; "Olur mu Allah'ım böyle olur mu / Bir golün yüzünden adam ölür mü" nakaratına bağlanıyor. Malatyalı Selim'in plağının adı Öldüren Gol. Şarkı, hıçkırıklı ağlamalar ve iç burkan diyaloglarla bezeli: "-Anne, anneciğim babam nirde? / -Ağlama yavrum, ağlama, ah baban, baban maça gitti."

Aslında futbol bizi sarıp sarmaladıkça her türden futbol şarkısı da ortaya çıkmaya başlıyor. Halk ozanları arasında bile zaman zaman futbol plakları/şarkıları yapanlara rastlıyoruz. Sözgelimi Aşık Mahzuni Şerif'in "Gol Gol"ü, Anadolu insanının futbola bakışını yansıtan ilginç bir örnek.

Mazinde Bir Tarih Yatar

Futbol şarkısı demek aslında takım şarkısı demek. Fenerbahçe, uğruna en çok şarkı yazılan takım. Resmi marş olan Yaşa Fenerbahçe, Viva Espana'nın Fecri Ebcioğlu ve Şerif Yüzbaşıoğlu tarafından uyarlanmış hali. Nesrin Sipahi, 1973-74 kadrosu ile birlikte seslendiriyor şarkıyı. Pek çok düzenlemesi var; hatta, bu şarkının Galatasaraylılarca yapılmış ahlaka mugayyir bir varyantı da olduğu biliniyor.

Fenerbahçe için yapılmış ilk 45'lik ise 1965'te, Vasfi Uçaroğlu Orkestrası'nın yaptığı Şampiyonlar Şarkısı: "Paslar yerini buldu / Ağlar gollerle doldu / Bu yıl da Fenerbahçe / Yine şampiyon oldu". Plağın arka yüzünde Halit Kıvanç’ın anlatımıyla Şampiyonların 15 Golü var.

Sonra Sarıkanaryalar ve Amigo Babi tarafından yapılan eğlenceli Fenerbahçe Oyun Havası var: "Yaşasın Fenerbahçe, bu maçı da aldı / Göztepe, Altay, Kayseri nerede kaldı / Her maçında en azından beş tane çeker / Karşı takım seyircisi kahrından içer". Şarkıda bütün rakipler sayılmış ama nakarata uysun diye Ankaragücü feci harcanmış: "Hiçbir kuvvet yetmez Fenerimin gücüne / Her zaman üç beş çeker Ankaragücü'ne". Plağın arka yüzünde Haydi Bastır var. Babi, bu şarkıda, takımın bitmeyen atalet sorununa değiniyor: "Şampiyon Fener/Dünyayı yener/Oynarsa eğer". Babi, aslında Urfalı Babi; yani Sabuha'nın yaratıcısı, Salako'nun sazlı filozofu. Babi, bu plağı yaptığı yıllarda Bastır Ankaragücü adında bir şarkı yapmış, sloganın peşine takılanlarla inceden dalgasını geçmiş: "Bıraktık işi gücü / Bastır Ankaragücü".

Rüştü Demirci, 30 Mayıs 1968'de, AEK ile oynanan ve Fenerbahçe'nin 3-1 kazanarak Balkan Kupası'nı aldığı maç üzerine Şampiyon Fenerbahçe'yi yapmış. Sazlı/sözlü, eğlenceli bir plak bu: "Fenerbahçe gol atıyor / Kızlar bayram yapıyor // Kanaryalar uçtular / Sahalarda coştular / İnce zarif paslarla / Altın goller attılar". Plakta bir yandan Necati Karakaya anlatımıyla bu maçın önemli anları yer alıyor.

Fener için yapılır da Galatasaray için 45'lik yapılmaz mı? Şampiyon Galatasaray Marşı, "Türklerin gemisi kırmızı direkli"den tornistan: "Bayrağımız ne güzel sarı kırmızı / Kotramızın adı cihan yıldızı // Moda burnu önünde attık voltayı / Hasımlarımıza çektik golleri // Kızlar çılgın biz çılgın, denizler çılgın / Bu yıl Galatasaray her yıldan üstün". Şarkı, Galatasaray Denizciler Marşı adını almış sonradan. Selmi Andak bestesi 75. Yıl Galatasaray Şarkısı, Galatasaray camiasında en bilinen şarkı. Meşhur "re, re, re, ra, ra, ra," sloganını haiz. 1980'de plak olarak yayınlanmış, sonrasında da defalarca düzenlenmiş, söylenmiş. Bir de Erol Solak tarafından Galatasaray için yapılmış bir Samanyolu uyarlaması var, ama ne yalan söyleyelim düşman başına.
Necati Karakaya, bütün zamanların en büyük futbolcusu Metin Oktay için yapılmış plaklardan birinde de karşımıza çıkıyor: Son Gol, Metin'in Türkiye liglerinde attığı son golü anlatıyor. Diğer yüzünde, Yıldırım Gürses'in seslendirdiği Son Maç var: "Bir devri sen yaşattın / Bir devir senle dolu / Emsalsiz goller attın / Sana aşık Türk Sporu"Son Gol / Son Maç, Metin'in jübilesini yaptığı 7 Haziran 1969 tarihli maçın sonrasında yayımlanmış. Şevket Uğurluer ve Arkadaşları'nın meşhur Metin Geliyor Metin'i ise 1966 tarihli: "Meşin topun kralı / Goller goller sıralı / Ağlar bile delindi / Metin topa vuralı". Sözleri de yazan Halit Kıvanç, plağın arka yüzünde, Kralın Golleri'ni anlatıyor. Metin Oktay, adına plak yapılan tek futbolcu.

Her gittiğumuz maçta coşup haykiracağuk

Plak döneminde, Fenerbahçe ve Galatasaray için hep tek şarkılar yapılmış. Beşiktaş için yapılansa koca bir uzunçalar! Türkiye'de bir futbol kulübü için yapılmış bilinen ilk albüm bu. 80. yılını kutlanmaya hazırlanırken çıkartılan bu resmi LP, 1981-1982 Türkiye Ligi'nde Karakartal Zirvede adını taşıyor ve Turgay Noyan Orkestrası'nın Beşiktaş Marşı ile açılıyor:

"Seyircinle, tarihinle sen ne büyüksün / Sporda efendilikte yok senden üstün / Karşına çıkanlar şansına küssün / Her zaman şampiyon, şampiyon ol Beşiktaş" Albümde, BJK başkanı Mehmet Üstünkaya'nın yanısıra kimi kodamanların ve futbolcuların konuşmaları ve maç anlatımları yer alıyor.


1976'da ilk kez Istanbul takımları dışında bir şampiyon çıkmış, "Karadeniz fırtınası" Trabzonspor'un "dördüncü büyük" olarak anılmasına neden olacak bu başarı, hemen plaklarla desteklenmiş: Erkan Ocaklı, Yaşasın Trabzonspor'u yapmış. Sinan Subaşı'nın Şampiyon Trabzon'u ise bir Şen Ola Düğün uyarlaması: "Karadeniz'in incisi / Türkiye lig birincisi / Modern futbolun öncüsü / Şen ola Trabzon şen ola" Şarkıda geçen "şen ola" lafı "Şenol'a paha biçilmez" dizesine büyük ustalıkla bağlanmış. Buradaki Şenol'un Şenol Güneş olduğunu bilmeyen yok herhalde... Şarkının girişindeki sunuşu da atlamayalım: "Her gittiğumuz maçta coşup haykiracağuk / Bu yeşil sahalari uşaklar yikacağuk // Birinci ligin rapori / Fener kaçirdi vapuri / Atti şampiyonluk turi / Şen ola Trabzon, şen ola"

Bursaspor ve Adana Demirspor da plaklı takımlardan. Gençlerbirliği, plak döneminde henüz birinci ligde olmadığı için ilgi görmemiş sonradan kasetlenmiş ama Eskişehirspor, memleketinden yetişen ünlülerin unutmadığı bir takım olmuş. Kutlu Payaslı'nın "Eskişehirspor" 45'liği, bugüne dek yapılmış en güzel futbol plaklarından biri: "Es es es ki ki ki eski eski es / Rüzgar ol, fırtına ol kaleden kaleye es". Unutmayalım, bu plak Columbia'nın plaklarda kullandığı kırmızı-beyaz renkleri değiştirdiği ve bunun yerine başka renkler, Eskişehirspor'un renklerini kullandığı tek plak. 1970'lerde Amigo Orhan ve Kadriye İnletir'in yaptığı bir Eskişehir Spor 45'liği de var. Unutulmaz "Es es es ki ki ki eski eski es" sloganı, bu plaklarda kullanılmış elbet. İzmirli Ali Kocatepe, bir yandan Altay marşı bestelerken, diğer yandan Sarıyer Şampiyonluk Şarkısı'na imza atmış. Sarıyer Gençlik Kulübü tarafından çıkartılan bu plağın arka yüzünde Selahattin İçli'nin "Çoktan beridir bir kız tanırım ben Sarıyer'de" sözleriyle başlayan şarkısı "Esmer Ona Derler", Ahmet Özhan yorumuyla yer alıyor. Metin Ersoy da vefalı Vefalılardan. Vefa Lisesi için yaptığı samba marşı, "Türk spor ve eğitiminde mümtaz bir yeri olan Vefa'ya ithaf" etmiş. Şarkının en güzel yeri Vefa'nın ilahi kudretinin ispatlandığı satırlar: "Ne söylesem ne yazsam hepsi az / Doğanın renkleridir yeşil beyaz!"


Bunca örnekten sonra sözü bağlayayım: Sözünü ettiklerim plak olarak yayınlanmış şarkılar. Bunun dışında, '80'lerde çıkan nice kasetler (Monaco Destanımız gibi adları olan, kazanılan başarılar üzerine stüdyoya girilerek bir gecede yapılan kasetler bunlar) ve yakın yıllarda yayınlanan CD'ler var. Ama eski şarkıların yerini yeniler tutmuyor. Şu çok açık: Eski plaklardaki futbol şarkıları şahane, yeni CD'lerde şarkı bahane...


Pisburun Ana Sayfa


Belge Üzerine

Bilgi iyesi Pisburundur.

Yazar: Pisburun (pisburun@pisburun.net)

Pisburun
Yazar(lar)a sorulması ve gönderme yapılması koşuluyla tepe tepe kullanıma açıktır.